BİF Üniversiteliler birimi UCL-Mons fakültesinde seminer düzenledi

  • 2013-03-28-uni-12-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-13-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-14-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-15-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-16-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-01-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-02-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-03-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-04-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-05-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-06-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-07-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-08-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-09-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-10-sem-mons
  • 2013-03-28-uni-11-sem-mons

BİF (Belçika İslam Federasyonu) Üniversiteliler birimi 28 Mart 2013 tarihinde UCL-Mons fakültesinde seminer gerçekleştirdi. « Tarihi süreçte Türkiye’nin çağdaşlaşma serüveni » başlığı altındakı seminer, BİF sekreteri, aynı zamanda İbn-i Sina İslami İlimler Enstitüsü hocalığından BİF Gent camii imamhatipliğine atanan Abdülaziz İnam hoca tarafından sunuldu. « Tarih bir milletin hafızasıdır » sözü itibariyle, Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecindeki tarihi boyutu ele alınarak Osmanlı’nın duraklama, gerileme ve dağılma dönemlerindeki ana faktörler açıklandı.

Sokullu Mehmet paşanın vefatıyla beraber, Osmanlı’nın duraklama dönemine girmesinin nedenleri şunlardır : merkezi yönetimin bozulması, öncede bir sorun teşkil etmemesine rağmen Osmanlı’nın çok uluslu bir devlet olması hasebiyle farklı isyanların ortaya çıkması, devleti yönetecek olan donanımlı padişah eksikliği, yeniçerhilerin ayaklanması, makamların rüşvet karşılığında satılması, yasalara uyulmaması ve ekonominin uzun süren savaşlar nedeniyle bozulması…

Dönemindeki siyasal ilişkilerine bakarsak : şii olması hasebiyle, İran’ın şiiliği yaymak için büyük faaliyetlerde bulunması, Lehistan ve Venedik ile olan ilişkileri, ve özellikle Avusturya kuşatmasının Karlofça antlaşmasıyla sonlandıktan sonra, Osmanlı’nın ilk defa toprak kaybına uğraması, ve bununla birlikte « Avrupa bizi asla yenemez » düşüncesinden « artık Osmanlı yenilebilir » psikolojisi, bu duraklama ve gerileme döneminde büyük bir rol oynamıştır. Ayriyeten Timar sistemi yüzünden çıkan iç ayaklanmalar ve Rusya ile savaşlardan dolayı kaybedilen Kırım da bu senaryoya dahildir.

Dağılma ve çöküş döneminde ise bir denge politikasının ortaya çıkması, ekonominin çöküşü ile ilk defa İngiltere’den borç alınması, panslavizm ile milliyetçiliğin doğuşu, batıcılığın önce askeri sonra her alanı etkilemesi, tanzimat fermanı, meşrutiyet gibi siyasal ve toplumsal değişikliklerle birlikte, Osmanlı’nın artık « Hasta Adam » olarak görülmesinde büyük bir etken oluşturmuştur.

Son olarakta, ıslahat döneminin II. Mahmut’dan, II. Abdülhamit han’a kadar, farklı isyanlardan doğan zorunlu anlaşmalar, ordudaki değisiklikler, « jön türkler », osmanlıcılık, islamcılık, turancılık, türkçülük ve panislamizm gibi farklı akımlarla tanımlanan bu son dönem anlatıldı.

Sonuç olarak, « tarih akıllı olmayanlar için tekerrürden ibarettir » değimiyle, Abdülaziz İnam hoca, tarihimizi okuyup öğrenmekle yetinmeyip,doğru anlayıp, yapılan hatalar hususunda dikkatli olmak şartıyla ancak kendi tarihimizi tekerrürsüz bir şekilde devam ettirebileceğimizi belirtti.

Haber ile ilgili resimler : -Şuayb Ersoy-

You may also like...